AB’den korkmak yersiz

22 Haziran 2009 Yazan admin  
Kategori Erdal İnönü, Nostalji

Konuşmasında özellikle Avrupa Birliği ile ilgili son zamanlar çok yanlış yaklaşımların gerçekleştiğinin altını çizen Erdal İnönü, AB’nin son dönemlerde Türkiye’ye fırsat verdiğini söyledi. İnönü, “Bu fırsatı kaçırmayalım” derken, AB’den korkmanın da yersiz olduğunun altını çizdi.
Avrupa Birliği’nin kültürel bir yaklaşım biçimi olduğunu belirten Erdal İnönü, “Biz zaten Avrupa Topluluğu içinde yıllardır yerimizi aldık” derken, Güney Doğu Avrupa diye nitelendirdiği Türkiye’nin Batı Avrupa kültürü içinde yoğrulduğuna dikkat çekti.
“Okuduğumuz kitaplar, meslekler, sanat ve bilimimiz hepsi Avrupa kültürü içindeki oluşumlar” diye konuşan Erdal İnönü, hedefimizin yıllardır meydanda olduğunu söyledi. “M. Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in 10. yılında ulusal kültürümüzü çağdaş uygarlık düzeyine çıkaracağız dediği zaman çağdaş uygarlık Batı Avrupa’da başlamış olan kültürdü. O zaman Avrupa Birliği diye bir şey yoktu” diyen İnönü, AB diye bir şey olmasaydı da zaten Türkiye’nin Cumhuriyet’in kurulduğu yıllardan itibaren çağdaş uygarlık hedefinde ilerlediğine dikkat çekti. 2. Dünya Savaşı sonrasında Almanya ve Fransa’nın güvenlik nedeniyle gerçekleşen birlikteliğinin Avrupa Birliği’nin ilk adımlarını oluşturduğunu söyleyen İnönü, her iki ülkenin ortaya çıkan ekonomik gücün faydalarını görmesiyle AB oluşumuna başka Avrupalı ülkelerin de dahil edilmesiyle ivme kazandığını anlattı. AB’nin oluşum yıllarında Türkiye’ye de pek çok kolaylıkların tanındığını belirten İnönü, “O yıllarda gerek ekonomik zorluklar, gerekse iç siyasette yaşanan tıkanıklar nedeniyle bu fırsatı Türkiye değerlendiremedi” dedi. Avrupa Birliği’nin sanılanın aksine güvenliği arttırıcı bir oluşum olduğunu ifade eden İnönü, “Bu nedenledir ki AB’den korkmaya gerek yok” dedi.
Yapılan kamuoyu araştırmalarında halkın yüzde 70’inin Avrupa Birliği’ne “evet” dediğini söyleyen Erdal İnönü, vatandaşın AB’ye sıcak bakmasının nedenlerini ise şöyle anlattı: “Vatandaşlar, gerek Avrupa ülkelerinde çalışan işçilerimizin anlattıkları gerekse medya aracılığıyla tanık oldukları ülkelerin yaşam standardını yakalamak istiyorlar. AB’yi refah kapısı olarak görüyorlar. Biz AB’ye girersek daha mutlu ve refah oluruz diye düşünüyorlar”.
Avrupa Birliği’nin güçlendikçe Türkiye’nin karşısına zorluklar çıkardığını söyleyen Erdal İnönü, AB’nin çözülmesini istediği, şart koştuğu koşulların da yeni olmadığını açıkladı. İnönü şöyle devam etti: “Ermeni soykırımı, Yunanistan’la aramızdaki anlaşmazlıklar, Kıbrıs, insan hakları hep vardı. Tek fark Avrupa Birliği güçlendikçe, bu olumsuzluklar, AB’ye girmemizi zorlaştırıcı unsurlar olarak karşımıza çıktı. Bunun beraberinde halk arasında olmasa bile siyaset içinde AB’ye karşı bir akım ortaya çıktı. AB’ye girebilmek için onurumuzu kaybediyoruz gibi yaklaşımlarla AB’yle aramıza duvar örüyoruz”.
“Avrupa Birliği konusunda duygusal yaklaşımları bir tarafa bırakmalıyız” diyen Erdal İnönü, Avrupa Birliği’ne giren hiçbir ülkenin zarar görmediğini aksine güçlendiklerini hatırlattı. “AB’ye girince ulusal kültürümüzü kaybederiz” şeklindeki bir yaklaşıma katılmadığını açıklayan İnönü, Batı Avrupa’da bilimsel gelişimin 1600’lerde başladığını hatırlatarak, “Batı Avrupa’yla aramızda 300 yıl bir gecikme var. Osmanlı’nın düştüğü hatalara düşmemeliyiz. En azından gelecek nesilleri düşünerek, fırsatları değerlendirmeliyiz” diye konuştu. Güney Kıbrıs’ın 1 veya 2 yıl sonra Avrupa Birliği’ne gireceğini söyleyen İnönü, “İşte o zaman ya AB’ye bizi hiç almayacaklar yada bugün çözmeye yanaşmadığımız sorunları bizlere zorla dayatarak çözdürecekler, istediklerini yaptıracaklar” dedi. İnönü, “AB, demokrasi, ekonomi, bilimsel ve sanatsal gelişme, çalışma hayatı, toplumsal amaçlar bakımından Türkiye’nin düşündüğü hedeflere daha kolay varma fırsatı verecek” dedi.
Fikirlerimi değil siyaseti bıraktım
“AB ne diyor? Demokrasi, insan hakları, azınlık hakları, hukukun üstünlüğü. İşleyen ve rekabet edebilen bir piyasa ekonomisi” diyen İnönü, idam cezası ve azınlık haklarının en başta geldiğini söyledi. AB’nin istediği kriterlerin Türkiye’nin kendi geleceği için çözmesi gerektiğini belirten İnönü, idam cezasına siyaset yaptığı dönemlerde de karşı olduğunu söyledi. İnönü, “Siyaseti bıraktım, fikirlerimi değil” diyerek savunduğu fikirlerin arkasında olduğunu vurguladı.

Bilgi: Erdal İnönü’nün 2002 tarihinde Bursa’da konuşmacı olarak katıldığı söyleşiye ait haber.

Paylaşmak için tıklayınız:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • RSS
  • Twitter
  • Technorati
  • email
  • Live
  • Yahoo! Bookmarks
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace

İlgili yazılar:

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.