Aşırı Kilolarınızdan Kurtulun
Aşırı kilolar birçok hastalığa zemin hazırlıyor. Kalp hastalıkları başta olmak üzere diyabet, kısırlık, depresyon ve bazı mide hastalıklarının aşırı kilolardan kaynaklandığını hatırlatan uzmanlar, her yaşta spor yapılması ve tüketilen gıdalara dikkat edilmesi gerektiğini söylediler.
Etkili şekilde kilo vermenin en sağlıklı yolunun uzman diyetisyen gözetiminde spor yapmak olduğun ifade eden bilim insanları, konuyla ilgili dikkat edilmesi gereken noktaları şöyle özetlediler:
Fazla kilonuz varsa bir beslenme uzmanına danışmak en doğru yoldur.
Az yemek değil, bilinçli beslenmek önemlidir. Hızla verilen kiloların aynı hızla geri alınacağını unutmayın. Diyet, beslenme alışkanlığınızı değiştirebildiğiniz ölçüde yararlı olacaktır.
Haftada yaklaşık yarım kilo vermek, hızlı kilo vermekten daha sağlıklıdır.
Spora başlamadan önce mutlaka sağlık kontrolünden geçmelisiniz.
Günde en az 10 dakika yürüyerek spora başlayabilirsiniz. Bu süreyi aşamalı olarak 1 saate kadar çıkarabilirsiniz.
Yürüyüşün yanı sıra, olanağınız varsa yüzün. Yüzme ve tenis, kilo vermede en etkili sporlardır. Bisiklet de, kilo verme açısından yararlıdır.
Kilo vermek için diyete ve spora başlamak, sağlık risklerinizi azaltacak, daha iyi bir görünüme ve hatta daha uzun bir yaşama kavuşmanıza yardımcı olabilecektir. Kilo sorununa bağlı fiziksel ve duygusal yükleri atarak, yaşamdan daha çok zevk almak sizin elinizde.
İlgili yazılar:
Mini 2009 yazında yine moda
Sebebi aşırı sıcaklar mıdır, yoksa aşırı kilolarından kurtulan kadınların özel tercihi midir bilinmez, 2009 yazında mini etek modası geri geldi.
Mini elbiseler ve mini şortlar 2009 yazında kadınların en gözde giysilerinin arasında yer alıyor.
Tasarımcılar 2009 yazı için tek parça mini elbiseler ya da askılı hafif bluzla giyilebilen mini şortlardan oluşan kreasyonlarını defilelerde birbiri ardına sunmaya başladı. Mini etek giyme cesaretini gösteremeyenleri unutmayan modacılar, diz hizasında sade etek tasarımlarını da ihmal etmediler.
Doğruluğu kesinlik kazanmasa da, mini eteğin tarihi geçmişi şöyle:
Mini etek, 1962 yılında bir sonbahar günü İngiltere’de ortaya çıktı. Mini eteğin yaratıcısı olarak kabul edilen Mary Quant 1960′lı yıllara değin modacı bile olmayıp, sıradan bir İngiliz terzisiydi. Quant, 1962 yılında tek bir makas darbesiyle mini eteği moda gündemine taşıdı.
Mini etek kısa sürede tüm gençliğin ev hanımlarının, hatta asil aile kadınlarının bile gözdesi haline geldi.
İlgili yazılar:
Güneş sağlığınızı tehdit etmesin…
Havaların ısınmaya, güneşin yakıcı etsini arttırmaya başladığı bu günlerde sağlığınıza dikkat edin. Güneş ışığı, faklı dalga boyları içeren bir spektruma sahiptir. Deride olumsuz etkilere yol açar ve deri kanserlerine, deri yaşlanmasına ve derideki renk değişikliklerine neden olur.
Ultraviyole ışınları üçe ayrılır:
1. UVA, derideki melaninin koyulaşmasına neden olur.
2. UVB, derinin erken yaşlanmasına ve güneş yanığına neden olur. Deriye renk veren “melanosit” denilen hücreleri uyarır ve renk pigmentinin yapılmasını; sonuç olarak derinin bronzlaşmasını sağlar.
3. UVC ışınları, ozon tabakasının engeline uğrar ve yeryüzüne ulaşamazlar. Mikrop öldürücü etkileri vardır. Ameliyathanelerde kullanılır.
Güneş ışığı cilde temas ettiği zaman, deride hücre düzeyinde bozulmalar yapar. Bu faklılaşmadan etkilenmemek adına; deri kalınlaşır, bronzlaşır ve yeni hücre yapımı sağlanmış olur. Bütün bu savunma mekanizmalarına rağmen; yinede deri hücrelerinde istenmeyen değişiklikler olur. Damarlarda genişleme gelişerek, deri kızarması oluşur. Maruz kalınan süre fazla ise, deride güneş yanıkları oluşur. Kronik maruziyet genetik yatkınlığı olan kişilerde; deri kanserleri, deride allerjik durumlar, deri yaşlanmaları, kılcal damarlarda genişlemeler, deride renk değişiklikleri gibi istenmeyen durumlara yol açar.
Güneş ışınlarının bu zararlı etkilerinden korunmak amacıyla güneş koruyucuları kullanılmalıdır. Bu ürünler, zararlı UV ışınlarını emerek ya da yansıtarak cildin zarar görmesini engeller. Kullanılan güneş koruyucularının sadece UVB’ye karşı değil; mutlaka UVA’ ya karşıda da koruyucu özellikleri olmalıdır.
Özellikle çocukluk çağında maruz kalınan güneş ışınlarının 30-40 hatta daha uzun yıllar sonrasında deri kanseri ve erken deri yaşlanmasına neden olduğu bilinen bir gerçektir. Bu yüzden bu ürünlerin mutlaka bebeklik döneminde kullanılmaya başlanması gerekmektedir.
Yapılan çalışmalar güneşten korunmanın sadece yaz aylarına sınırlı kalmaması gerektiği gerçeğini ortaya koymaktadır. Çünkü bulutlu, yağmurlu hatta karlı havada bile UV ışınları mevcuttur. Rüzgar, kar ve soğuk hava UV ışınlarının deri tarafından emilmesini artırır.
İYİ BİR GÜNEŞ KORUYUCU NASIL OLMALIDIR?
- Hem UVA hem UVB’ye karşı eşit etkili koruma sağlaması
- Kullanıcı tarafından iyi tolere edilmesi
- Kozmetik olarak kabul edilebilir olması
- Suya dayanıklı olması
- Yüksek SPF’ye sahip olması gerekir.
Koruyucu etkilerine göre ve de kullanıcıların deri tipine göre farklı güneş koruyucuları üretilmiştir. Risk grubuna veya deri rengine göre uygun ürün, mutlaka profesyonel kişilerce önerilmelidir. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden korunmak için; koruyucu kremler, jel ve losyon kullanılmalıdır. Yüksek koruma faktörlü bir güneş koruyucusuyla bile güneşin zararlı etkilerinden korunmak mümkün olmadığından, yardımcı koruma yöntemlerinden de yararlanmak gereklidir.
KORUNMA YÖNTEMLERİ
-Güneşin dik açıyla geldiği 11:00- 15:00 saatlerinde dışarı çıkmamak.
-Şapka, gözlük takmak ve açık renk kıyafetler giymek.
-Gölgede ya da şemsiye altında durmak.
-Dışarı çıkmadan 20 dk. önce koruyucu sürmek.
- Her ne kadar 12 saat korudukları söylenerek satılsa da; bu ürünleri 4 saat ara ile sürmek.
-Terleme, havuz, yıkanma sonrasında mutlaka tekrar güneş koruyucu sürmek.
-Çocuklar için, hem fiziksel hem de kimyasal içerikli ürünler kullanmak.
-Sadece yaz aylarında değil; hayat boyu, kış ayları da dahil, koruyucu kullanmak.
-Kullanılan ürünün deri tipine uygun olması, açık ve hassas derililerin yüksek korumalı ürünler kullanması gerekir.
Kaynak: http://www.memorial.com.tr Uz. Dr. Zerrin Baysal












