Jeoekonomi, Jeopolitika, Türkiye ve Değerlendirmeler

06 Haziran 2009 Yazan admin  
Kategori Ekonomi, Seminerler

Uludağ Üniversitesi Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Ercan Dülgeroğlu ve Prof. Dr. Tahir Baştaymaz, “Jeoekonomi, Jeopolitika, Türkiye ve Değerlendirmeler” konusunda seminer verdi.
Jeoekonomi ile jeopolitikayı birbirinden ayırmanın oldukça güç olduğunu kaydeden Prof. Dr. Ercan Dülgeroğlu, “Jeoekonomiye baktığınız zaman karşımıza çeşitli argümanlar çıkıyor. Bu argümanların en önemlisi dünya coğrafyası üzerindeki zenginliklerin paylaşımıdır. Bu paylaşım yapılırken, iki önemli faktör var. Birisi uzlaşma, diğeri çatışma faktörüdür” dedi. Buna Irak’ı örnek gösteren Dülgeroğlu, Saddam Hüseyin’i liderlik vasıfları taşımayan bir insan olarak tanımlarken, “Despotizmle ülkesini idare ediyormuş. Eğer bir kamuoyu yoklamasına gitmiş olsaydı, belki de bugün Irak halkı sulh içerisinde yaşıyor olacaktı” diye konuştu.
Prof. Dr. Ercan Dülgeroğlu, AB’nin son ‘Amacımız, AB’yi dünyada rekabet seviyesi en yüksek olan ülkeler topluluğu haline getirmektir’ şeklindeki açıklamasını değerlendirirken, “Bu ne demektir? AB dünyada rekabet açısından en üstün ülkeler grubu olursa, GSMH yönünden ABD’yi rahatsız edebilir” görüşlerine yer verdi. Türkiye’de dolar kurunun 1 milyon 700 bin liraya dayandığı günlerde yayın organlarının ‘fakirleşiyoruz’ edebiyatlarına yaptıklarına dikkat çeken Dülgeroğlu, “Bugün dolar 1 milyon 300 bin lira.Hani, şimdi niye ortaya çıkıp da ‘Biz zenginleşiyoruz’ diye yazmıyorlar. Doların değer kazanıp veya kaybetmesi, gelir bölüşümünde rahatsızlıklar ortaya çıktığında değerlendirilmesi gereken bir husustur. Şu bir gerçek, kişi başına milli gelirimiz 2500 dolardan 3000 dolara çıktı. Onun için doları, Euro’yu fazla dikkate almayalım. Ama kendi para birimimiz Euro olursa, o zaman bu para birimiyle hesap yapacaksınız” görüşlerine yer verdi. Türkiye’nin üretime ve ihracata önem vermesi gerektiğini vurgulayan Dülgeroğlu, şöyle devam etti:
“Bugünkü ihracat rakamlarımız 200 milyar dolar. Büyük ülke olabilmek için ihracat rakamlarımızın 1 trilyon doları bulması gerekir. Bugün 200 milyar dolar olan ihracatımızı, bırakalım 1 trilyon doları, 400 milyar dolara nasıl çıkartırız, bu rakamı kaç senede yakalarız, bunun hesabına bir bakalım. İşte hesap ortada, Türkiye’nin 400 milyar doları yakalayabilmesi için tam 14 sene geçmesi gerekiyor. Peki biz 1 trilyonu kaç yılda yakalarız, bu hızla gidersek, 50 yılı bulur. Ama, yıllık yüzde 10’luk büyüme hızıyla gidersek 20 sene sonra bu rakama ulaşırız. Tablolar ortada, tablolar diyor ki, çok fırın ekmek yememiz gerekiyor. Bunun yolu üretmekten, üretimi, verimliliği artırmaktan geçiyor. Atıl kapasiteleri korumamız lazım. Eğitime önem vermekten geçiyor. Bu çalışma temposuyla Türkiye asla büyük ülke eşiğini geçemez. Büyük ülke olmamız hayal ürünü.”
Prof. Dr. Ercan Dülgeroğlu, yabancı sermaye konusuna da değindiği konuşmasında, Başbakan’ın, Odalar Birliği’nin hatta sanayicinin yabancı sermayenin gelmesini istediğini belirterek, “Evet, yabancı sermaye gelsin istiyoruz. Ama, istemek önemli değil. Önemli olan yasal düzenlemeleri yapmaktır. Bunu yapamadığımız için de para babaları başka ülkeleri tercih ediyor. Biz senelerdir 1 milyar dolarlık yabancı sermaye gelişini bir türlü artıramamışız. Bu rakamı 50-60 milyar dolara çıkarsak, Türkiye’nin ne dış borcu kalır ne de başka bir sıkıntısı” diye konuştu.
AB gerçeğine de ışık tutan Dülgeroğlu, Avrupa içerisinde de bir sıkıntı yaşandığını, ancak bunun örtbas edildiğini, bunun gerekçesinin refahın artmasıyla Avrupa’nın “Birleşik Devletler” statüsüne kavuşturulmak olduğunu vurguladı. Dülgeroğlu, özetle şöyle devam etti:
“Eğer bunda başarılı olurlarsa, artık listelere baktığımız zaman ülkeleri ayrı ayrı değil, Avrupa olarak göreceksiniz. Tek bir büyüklük, tek bir verimlilik, tek bir para şeklinde göreceksiniz. Türkiye’de bunun içerisine girerse, o zaman Türkiye’yi konuşmak isteyenler Avrupa’yı konuşmak zorunda kalacaklardır. Paylaşacaksınız, Türkiye AB’ye girmek istiyorsa, referandum yapacaksanız, buna göre karar vermek durumundasınız.”
Prof. Dr. Tahir Baştaymaz da, her iki dünya savaşının temelinde ekonomik çıkarın yattığını kaydederek, “Yani bu savaşların gerekçesi, dünya kaynaklarının paylaşılması mücadelesidir. Zaten bu savaşların sonunda da liderlerin oturup dünyayı paylaştığını görüyoruz. Bugün bir 3. dünya savaşının en azından kuzey ve güney arasında uçurumdan kaynaklanmayacağı açıkça görülmektedir. O zaman bu savaşı engelleyecek unsur, kuzeyin kendi içindeki dünya ekonomik paylaşımında uzlaşmasıdır. Her ne kadar kendi aralarında dünyanın zenginlikleri konusunda uzlaşmasalar da, bunun geçici bir dönem olacağı, kendi aralarında paylaşımda daha büyük problem çıkacağı da görülüyor” dedi.
Baştaymaz, verimlilik konusunda üzerimize düşeni yapmamız gerektiğini ifade ederek, bu en azından çocuklarımız adına yapmamız gerektiğini söyledi. Türkiye’de gündemin sabun köpüğü gibi bahanelere dayandığını anlatan Baştaymaz, “Dolayısıyla projeler yok. Projeler olmayınca, gelecekle ilgili palanlar olmayınca insanlarımız günlük yaşıyorlar. Günü birlik yaşam, bizi sadece o gün mutlu edecek konulardır. Sonuç, bekleme süremiz artıyor. Bu arttıkça da günümüzü gün edelim, yarın Allah kerim politikası izleniyor” diye konuştu.
Baştaymaz, yolu olmadan dünyanın en lüks otomobillerine sahip olmayı marifet sayan bir toplumun bireyleri olduğumuzu dile getirerek şöyle devam etti:
“Ben buna züppelik ekonomisi diyorum. Bu bir teknik veya akademik bir terim de değildir. O şudur, en fazla para harcayanın en muteber olduğu ekonomik düzendir. Tabii, kaynağı önemli değil. Önemli olan harcamaktır. Bir şekilde borçlanarak ödersiniz. İşler biraz düzelmiştir, hemen otomobilimizi değiştirmişizdir. Bir yerden kredi temin etmişizdir, hemen otomobil almışızdır. Aslında bizi buna alıştırmadılar. Biz, bu işe baştan gönüllüydük. Bugün ortak dönüşü olmayan bir noktadayız”

Tarih:
Nisan 2004

Bilgi:
Prof. Dr. Ercan Dülgeroğlu ve Prof. Dr. Tahir Baştaymaz’ın “Bilimin Işığında Aydınlanma Seminerleri”nde yaptıkları açıklamalara ilişkin haber.

Paylaşmak için tıklayınız:
  • Digg
  • del.icio.us
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • RSS
  • Twitter
  • Technorati
  • email
  • Live
  • Yahoo! Bookmarks
  • FriendFeed
  • LinkedIn
  • MySpace

İlgili yazılar:

Yorumlar



Yorumlarınızda resiminizin gözükmesi için, gravatar a abone olun!

Yorum yapabilmek için giriş yapmalısınız.