<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Sinan Tunç &#187; Bir delilik hali: Aşk</title>
	<atom:link href="http://www.sinantunc.com/tag/bir-delilik-hali-ask/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.sinantunc.com</link>
	<description>Bilgi paylaştıkça çoğalıyor...</description>
	<lastBuildDate>Wed, 30 Sep 2009 07:16:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.3</generator>
		<item>
		<title>Bir delilik hali: Aşk</title>
		<link>http://www.sinantunc.com/bir-delilik-hali-ask/</link>
		<comments>http://www.sinantunc.com/bir-delilik-hali-ask/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 08 Jun 2009 14:46:34 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Mehmet Coşkundeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşiler]]></category>
		<category><![CDATA[Aşk Doktoru]]></category>
		<category><![CDATA[Bir delilik hali: Aşk]]></category>
		<category><![CDATA[dopamin]]></category>
		<category><![CDATA[sevgi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://sinantunc.com/?p=144</guid>
		<description><![CDATA[Aydınlarla Yüzyüze 2009 söyleşilerine katılan Mehmet Coşkundeniz, " Bir delilik hali: Aşk " başlıklı söyleşide görüşlerini açıkladı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Aydınlarla Yüzyüze 2009 söyleşilerine katılan Mehmet Coşkundeniz, &#8220;Bir delilik hali: Aşk&#8221; başlıklı söyleşide görüşlerini açıkladı.<br />
Coşkundeniz, “Bir delilik hali: Aşk” başlıklı söyleşisinde, “Aşk bir delilik halidir gerçekten. Çünkü aşık olan insanda beyin dopamin diye bir madde salgılar. Bu madde, beynin muhakeme merkezini bloke eder. Aşkın gözünün ‘kör’ olması  bundandır” dedi.  Söyleşinin devamında  aşk, sevgi, evlilik, ayrılık sorunlarını değerlendiren Coşkundeniz, “Gençlere önerim: Aşık olduğunuzla evlenin, ama aşıkken evlenmeyin. Çünkü bir aşk ilişkisinde ne zaman ayaklan yere basarsa,  o zaman evlilik başlar. Evlilik sanıldığı gibi aşkla değil sevgiyle beslenir” diye konuştu.<br />
Coşkundeniz,  konuşmasının başlangıcında bilim insanlarının insan beyni ile davranışları arasındaki ilişkiyi saptamak için uzun uğraşlar verdiklerini, bunun sonucu olarak da, insanın “Aşk” denilen haliyle “delilik” hali arasında ilginç benzerlikler bulduklarını söyledi. Coşkundeniz şöyle konuştu:<br />
 “Aşk bir delilik halidir gerçekten. Çünkü aşık olan insanda beyin dopamin diye bir madde salgılar. Bu madde, beynin muhakeme merkezini bloke eder. Aşkın gözünün ‘kör’ olması  bundandır.  Şizofrenlerin de beyinleri aşıklarınki gibi dopamin salgılar. Şizofren gerçeklik duygusunu, çevresini doğru algılama yetisini kaybeder. Aşkta da böylesi bir durum söz konusudur. Ayaklarımız yerden kesilir.  Gökyüzünde uçmaya başlarız. Aşık olduğumuz insanın her davranışı, her tutumu bizde hayranlık uyandırır. Ama gün gelir aşkın kimyası biter. Bu anlamda aşk sürekli yürüyen bir hal değildir. Çünkü o hormonun salgılanması ger geç bitecektir.  O zaman, ne yapalım, ayrılalım mı?  Evet, ya ayrılırsınız, ya da aşkın yerine uzun dönemli bir sevgi ilişkisi geliştirir, onu koyarsınız.”<br />
“NEFRET ET, AMA ACIMA!”<br />
Erkeklerin kadınları anlamaya çalışmasının “beyhude” bir çaba olduğunu ifade eden Coşkundeniz, “Çünkü kadın ve erkeğin beyinleri esaslı olarak bir birinden farklı. Kıvrımlarına kadar farklı…” dedi.<br />
Kimi erkeklerin, kadınların acıma duygusunu  aşk sanabildiklerini belirten Coşkundeniz, “İbrahim Tatlıses bir filminde “Benden nefret ama, bana acıma” der. Bunu Murathan Mungan söyleseydi, ‘Ne hikmet!’  diye baş tacı ederdik. Tatlıses söyleyince etkisi aynı olmuyor” diye konuştu.<br />
 Söyleşinin devamında  aşk, sevgi, evlilik, ayrılık sorunlarını değerlendiren Coşkundeniz, “Gençlere önerim: Aşık olduğunuzla evlenin, ama aşıkken evlenmeyin. Çünkü bir aşk ilişkisinde ne zaman ayaklan yere basarsa,  o zaman evlilik başlar. Evlilik sanıldığı gibi aşkla değil sevgiyle beslenir. Sevgiye emek vermez, onu uzun soluklu kılacak bir uğraştan, çabadan yoksun bırakırsanız, solar.<br />
Türk Dil Kurumu’nun sözlüğü aşkı, ‘aşırı sevgi ve bağlılık duygusu’ diye tanımlıyor. Ben de, bir yazımda ‘Bu şehri senin için yıkarım’ diye yazmıştım. Yıkabilir miyim? Elbette hayır! Ama aşk halinde bunları duyumsar insan. Her şeyi yapabileceğini,  salt sevgilisi istedi diye en olmayacak işlerin altından kalkabileceğini sanır. Aşk dünyanın en güçlü duygusudur. Onu uğruna memleketler yıkılmış, savaşlar çıkmış! Troya, Helen’in aşkına kurban gitmiş! Unutmayın ki, içinizden aşık olmayan varsa, ‘ben aşka inanmıyorum’ diyen varsa, bir gün, hiç beklemediği bir anda aşık olabilir. Aşk uğruna evini, eşini, çocuklarını –hem de her şey çok iyi giderken- bırakıp gidebilir. Erkek için olduğu kadar, kadın için de doğrudur bu. Kadın veya erkek fark etmez. Ne insanlar gördüm? Hayatında ağzına işkembe çorbası koymamışken, aşık olduğu insan seviyor diye işkembe çorbası içmeye başlamıştır; veya Eyfel Kulesi’ni evinin bahçesine kurmaya kalkışmıştır! İşte, bunun her zaman böyle gideceğini beklememek gerekir. Günümüzde sevgi için yeterince çaba ve zaman harcanmıyor. Çok kolay terk ediyoruz.  Biri diyor ki, bin kadınla ilişkim var! İyi de bunun övünülecek tarafı nerede? Bir kadınla, doğru düzgün bir ilişkin olmuş mu? Önemli olan budur…”<br />
Bilgi: Mehmet Coşkundeniz’in, &#8221; Bir delilik hali: Aşk &#8221; başlıklı söyleşide yaptığı açıklamalara ilişkin haber.</p>
<h3 class='related_post_title'>İlgili yazılar:</h3>
<ul class='related_post'>
<li>ilgili yazı yok</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.sinantunc.com/bir-delilik-hali-ask/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

